ORGAN BAĞISI KAMPANYASI
 
ÇOCUKLARDA DEPRESYON

 

Artık oyun oynamaktan zevk almıyor, bahçeye çıkmak istemiyor mu? Hırçın, sinirli ve içine kapanık mı? Çocuğunuzdaki bu değişimler depresyona girdiğinin habercisi olabilir. Bu tür belirtiler gördüğünüzde ciddiye alın ve bir uzmana başvurun. Her yaşın hastalığı depresyonun çocuklarda da görüldüğünü unutmayın.


Okul öncesi ve okul sonrası dönemde çocuklarda depresyonla ilgili bilgileri Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç ile Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayten Erdoğan’dan aldık.

 

Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç (Çocuk-Ergen Psikiyatristi):
“OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE DEPRESYON DEYİNCE…”
“Okul öncesi çocuklarda depresyon genellikle oyun oynamada isteksizlik, en küçük şeylere bile ağlama, arkadaşlardan uzaklaşma, içe kapanma gibi belirtiler verir. Bunun dışında nedeni anlaşılmayan fiziksel belirtiler bu yaş gurubunda sıklıkla depresyon belirtisi olabilir. Yeme ve uyku uyumada sorunlar ortaya çıkabilir.

 

 

 


Bu yaş grubu çocuklar ilk kez kendilerini güvenli hissettikleri ev ortamından dışarı çıkarlar. Bazı çocuklarda bu durum güvensizlik doğurur. Yuva çocuklarında, yuvada karşılaştıkları olumsuz davranışlar depresyona neden olabilir.


Aile içi sorunlar bu yaş grubu çocukları etkiler. Ailede hastalık, ayrılık, şiddet gibi durumların yaşanıyor olması çocuğun aileden uzak geçirdiği saatleri daha kaygılı geçirmesine neden olur. Kardeş doğumu, kendisinin daha az sevildiği düşüncesi de bazen çocukların benlik saygısının azalmasına ve depresyon belirtilerinin görülmesine neden olabilir.

 

TEDAVİSİ NASIL OLMALI?
Bu yaş grubu çocuklarda tedavi, altta yatan nedeni ortaya çıkarmaya ve düzeltmeye dayanır. Genellikle sorun hızla çözülür. Anne baba görüşmeleri ile ailede yapılacak düzenlemeler çocuğun duygusal izolasyonu ile nasıl baş edebileceklerini aileye anlatmaya yarar. Yuvadaki öğretmenlerin yardımı sosyal ilişkilerini desteklemeye ve kendini arkadaş grubu içinde rahat hissetmesini sağlamaya büyük katkı sağlar. Eğer altta yatan neden aile içi şiddet, çatışma, ayrılık gibi sorunlarsa aile terapisi gereklidir.

 

OKUL ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARDA DEPRESYON
Moral bozukluğu, hırçınlık, içe kapanma şeklinde ortaya çıkabilir. Arkadaş ilişkileri azalır; oyun oynamak, dışarı çıkmak gibi daha önce yaptığı şeylerden zevk almamaya başlar. Enerjisi azaldığı için daha çok televizyon karşısında vaktini geçirir. Okul başarısızlığı da depresyon nedenlerinden biridir. Aynı zamanda çocuktaki depresyon da dikkat ve konsantrasyon bozukluğuna, isteksizlik ve enerji yokluğuna neden olarak okul başarısını düşürür. Etkileşim iki yönlüdür, depresyondaki çocuk derslerle daha az ilgilenebilir, derslerle daha az ilgilenince okul başarısı daha da düşer ve bu da depresyonun derinleşmesine neden olur. Çocuğun okulda başarısız olması kendi benlik saygısını zedelediği gibi ailenin bu konuda eleştirileri ve suçlamaları da değersizlik duygularını arttırır. Sık tekrarlayan fiziksel yakınmalar görülür. Karnı ağrır, midesi bulanır. Genellikle depresyona kaygı belirtileri de eşlik eder. Sürekli kötü bir şeyler olabileceği endişesi taşır. Bazı çocuklar kendisini beğenmez, kimsenin kendisini sevmediğini düşünür. Başarılarını başkasına bağlama eğilimindedir. Sınavda iyi not alsa öğretmenin kolay sorduğunu söyler. Buna karşılık başarısızlıkları için kendisini aşırı suçlar.

Ailenin ve öğretmenin eleştirileri aşırı tepki göstermesine ve daha da isteksiz olmasına neden olur.

Çocuklar aile içindeki çatışma ve gerginliklerden olumsuz etkilenirler. Bazı çocuklar huysuzluk yaparak yaşadıkları gerginliği dışa vururlar. Bazı çocuklar ise ailedeki sıkıntıyı arttırmamak için aşırı bir uyum çabası, anne babayı memnun etme davranışı içine girerler. Aile içi çatışmalardan kızların erkeklere oranla daha fazla etkilendiği, kızlarda depresif belirtilerin daha sık görüldüğü ortaya çıkmıştır.

 

İLAÇ KULLANMAK DOĞRU MU?
Çocukların depresyonunda erişkinlerde olduğu gibi antidepresan ilaç tedavisi bir seçenek olmakla birlikte genellikle ilk seçenek değildir. Çünkü çocuklardaki depresyon çevresel düzenlemelerle kolayca düzelebilir. Derslerinde sorun yaşıyorsa bu konuda yardımcı olmak ya da arkadaş ilişkilerinde yaşadığı sorunlar için sosyal becerileri üzerinde çalışılması çoğu kez yeterli olacaktır. Çocuğun depresyonu aile içi sorunlarla bağlantılı ise tedaviye mutlaka aile terapisi de eklenmelidir. Çocuk ve ergen depresyonunun tedavisinde sadece varolan depresyonun tedavisi ile yetinilmez. Gelecekte tekrarlamasını önlemek açısından altta yatan nedenlere yönelik de önlem alınmalıdır.

 

TEDAVİSİ NASIL OLMALI?
Çocukluktaki depresyon genellikle gözden kaçar, çünkü bu çocuklar okulda sessiz ama uyumludurlar, sorun yaratmazlar, öğretmenlerin gözüne batmazlar. Evde ise içe kapanık, pek problem çıkarmayan çocuklardır. Çoğu zaman çevredeki erişkinlerin çocuğun depresyonundan haberi olmaz. Bu nedenle çocukluk depresyonu çoğunlukla tedavi edilmeden kalır. Ailelerin çocuklardaki huy değişiklikleri, içe kapanma gibi belirtilere karşı duyarlı olması gerekir. Çocuğun okul başarısı düştüğünde suçlayıcı olmadan bunun nedenlerini araştırmaları ve altta yatan depresyonu tedavi ettirmeye yönelmeleri daha uygundur.”

 

Dr. Ayten Erdoğan (Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı):
“STRES, KAYIP VE ÖĞRENME BOZUKLUĞU ÇOCUKLARDA EN BÜYÜK DEPRESYON NEDENLERİ”
“Çocukların yaklaşık yüzde 5’inin, ergenlerin ise yüzde 5-10’unun depresyona maruz kaldığı biliniyor. Stres altında bulunan çocuklar, kayıp yaşayan çocuklar veya dikkat, öğrenme, davranış veya anksiyete bozukluğu olan çocukların depresyona yakalanma riski daha fazla. Ailesel yatkınlık da çocukta depresyon gelişmesinde çok etkili...

BU BELİRTİLERE DİKKAT!
Çocuğunuzda aşağıdaki depresyon belirtilerinden biri veya daha fazlası uzun bir süredir mevcutsa, uzman yardımı almanız önerilir:
- Sık sık üzüntülü olma ve ağlama,
- Umutsuzluk,
- Olağan aktivitelere ilginin azalması veya daha önce severek yaptığı aktivitelerden zevk alamama,
- Sürekli bir can sıkılması, enerji eksikliği,
- Sosyal soyutlanma, iletişim eksikliği,
- Öz saygı eksikliği ve suçluluk duygusu, 
- Reddedilme veya başarısızlık konusunda aşırı hassasiyet,
- Alınganlık, öfke veya düşmanlık davranışlarında artma,
- İlişkilerde sorunlar yaşama,
- Sık sık baş ağrısı, karın ağrısı gibi fiziksel şikayetler,
- Okul devamı veya okul başarısında düşüklük,
- Konsantrasyon eksikliği,
- Yeme ve/veya uyuma alışkanlıklarında büyük değişiklik,
- Evden kaçmakla ilgili sözler veya teşebbüsler,
- İntihar veya kendine zarar verici davranış düşünceleri veya ifadeleri...

 

DEPRESYONDAKİ ERGENLER BAĞIMLILIK GELİŞTİREBİLİRLER
Arkadaşlarıyla oynamayı seven bir çocuk artık yalnız vakit geçirmeye ve hiçbir şeyle ilgilenmemeye başlayabilir. Eskiden kendisini eğlendiren şeyler, depresyon geçiren çocuk için artık hiç veya pek az eğlendirici bir hal almış olabilir. Kendilerinin sevilmediği, kötü çocuk olduğu şeklindeki söylemlerde bulunabilirler, olaylardan sıklıkla kendilerini suçlarlar. Benlik saygısında düşme nedeni ile kendilerine güvensiz ve çekingen olabilirler. Depresyondaki çocuk veya ergenler ölmek isteyebilir veya intihardan bahsedebilir. Depresyondaki çocuk ve ergenlerin intihar riski artar. Depresyondaki ergenler kendilerini daha iyi hissetmek için sigara, alkol veya başka uyuşturuculardan medet umabilirler.

 

Okul veya evde sorunlara neden olan çocuk ve ergenler depresyon geçiriyor olabilir. Küçük çocuklar her zaman çok üzüntülü görünmeyeceği için anne babalar ve öğretmenler sorunlu davranışların depresyon belirtisi olduğunu anlamayabilir. Aşırı hareketlilik, hırçınlık, sık ağlama küçük çocuklarda depresyonun belirtisi olabilir. Direkt olarak sorulduğunda bazı çocuklar mutsuz veya üzgün olduklarını ifade edebilirler. Küçük çocuklarda ve ergenlik dönemindeki kız çocuklarında depresyonun belirtisi sıklıkla karın ağrısı, baş ağrısı, vücut ağrısı gibi bedensel yakınmalarla kendini gösterebilir. Okulla ilgili kendine güvensizlik, arkadaş ilişkileri kurmada yetersizlik ve anne baba ile ilgili bağımsızlaşma sorunları olan çocuklarda yine bedensel belirtiler sık görülür. Sabah okula giderken karın ağrısı, baş ağrısı gibi belirtiler yoğunlaşabilir.”